Cevdet Yılmaz: Savunma sanayi olmayan bir ülke bağımsız değildir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda Savunma sanayi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında yaptığı açıklamalarda, savunma sanayinin yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda dış politika bağımsızlığı açısından da kritik bir rol oynadığını vurguladı. İstanbul'da düzenlenen fuarı ziyaret eden Yılmaz'a, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün eşlik etti. Heyet, fuar alanında yer alan çok sayıda firmanın standını ziyaret ederek yerli ve milli savunma teknolojilerini inceledi.
YERLİ ÜRETİMDE YÜZDE 80'İN ÜZERİNE ÇIKILDI
Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayinde son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, 'Son 23 yılda savunma sanayinde bir devrim gerçekleşti. Yüzde 80'den fazla dışa bağımlı bir yapıdan, bugün yüzde 80'in üzerinde yerli ve milli imkânlara sahip bir noktaya ulaştık' dedi. Baykar standında Genel Müdür Haluk Bayraktar tarafından karşılanan Yılmaz, yerli mühimmat ve insansız sistemler hakkında bilgi aldı. Ardından ASELSAN standını ziyaret eden Yılmaz'a, Genel Müdür Ahmet Akyol tarafından ileri teknoloji çözümler tanıtıldı.
TÜRKİYE YOLA ERKEN ÇIKTI
Savunma sanayinde erken adım atmanın avantajlarına dikkat çeken Yılmaz, 'Bugün dünya savunma sanayinin önemini yeni yeni kavrıyor. Türkiye ise bu sürece çok daha önce başladı ve bunun avantajını yaşıyor' ifadelerini kullandı. Sektörün ekonomik büyüklüğüne de değinen Yılmaz, savunma sanayinin 20 milyar doların üzerinde ciroya ulaştığını, 2025 itibarıyla 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve Türkiye'nin dünyada 11'inci sırada yer aldığını söyledi.
EKONOMİK VE SOSYAL REFAHA DA KATKI SAĞLIYOR
Savunma sanayinin sadece güvenlik değil, ekonomik kalkınma açısından da önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu: 'Savunma sanayi olmayan bir ülkenin bağımsız dış politikası olamaz. Bu sektör, Türkiye'nin genel bağımsızlığına büyük katkı sağlıyor. Aynı zamanda yüksek katma değer üreterek ekonomik ve sosyal refahı destekliyor. Burada geliştirilen teknolojiler sivil sektörlere de yayılarak ekonominin genel seviyesini yükseltiyor.'
BÜYÜK BİR EKOSİSTEM OLUŞTU
Yılmaz, sektörde oluşan girişimcilik ve yenilikçilik ekosistemine de dikkat çekerek, büyük firmaların etrafında çok sayıda yeni girişimin geliştiğini ifade etti. Roketsan ve TUSAŞ gibi şirketlerin 'amiral gemisi' rolü üstlendiğini belirten Yılmaz, bu yapı sayesinde savunma sanayinin her geçen yıl daha da güçlendiğini dile getirdi. Fuar kapsamında 200'ün üzerinde yeni ürünün sergilendiğini hatırlatan Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayinde küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu haline gelmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.